HER SPORCUNUN BİLMESİ GEREKEN YARARLI BİLGİLER

   

MENİSKÜS YARALANMA VE SAKATLIKLARINDA TEDAVİ
E .Ersel GÜDENOĞLU Sağlık Memuru
Milli Takım Masörü

ISINMANIN ÖNEMİ
http://www.sporbilim.com/isinma.html ( SİTESİNDEN ALINMIŞTIR.)

 

Menisküsler uyluk kemiği ve kaval kemiğinin eklem yüzeyleri arasındaki boşluğu kısmen dolduran, yarım ay biçimindeki fibro-kıkırdak oluşumlardır. Bu oluşumlar eklemi, bütün hareketler sırasında stabilize eder ve içe dışa döndürme hareketi, ayrıca ayağı içe ve dışa doğru açma ve kapama hareketinin sınırlandırılmasını sağlar. Yine menisküsler yük binen bölgenin yüz ölçümünü artırarak uyluk ve kaval kemiği arasında bir amortisör görevi görür ve ayrıca eklemin kayganlığını sağlarlar.
Menisküs yaralanmaları hemen, hemen bütün spor dallarında görülmekle birlikte özellikle temas sporlarında görülme oranı daha fazladır. Dış menisküs yaralanmaları çoğu zaman bağ yaralanmaları ile birliktedir. Bu kısmen dış yan bağa bağlı olmasından, kısmen de darbelerin çoğu zaman dizin dış yanına isabet ederek kaval kemiğinin dışa doğru dönmesine yol açmasından kaynaklanmaktadır.
.......
Menisküs yaralanmaları çoğu zaman diz ekleminin hareket zorlamalarına yol açan kuvvetler sonucu oluşur. Ayağın ve alt bacağın uyluk kemiğine göre dışa doğru dönmesi durumunda yaralanma en çok dış menisküste oluşur. Buna karşılık ayağın ve alt bacağın içe doğru dönmesi durumunda en kolay iç menisküs zarar görür.
......Menisküs yaralanmaları ayrıca ayak ekleminin aşırı şekilde içe ve/veya dışa doğru açılıp kapanması sonucu da gelişebilir. Yaşlılarda menisküsler normal vücut hareketleri sırasında, örneğin dizler aşırı büküldüğünde dış eklerin yol açtığı zayıflık nedeniyle zarar görebilir.
Menisküs yaralanmaları herhangi bir darbe sonucuysa, yırtılma menisküs boyunca dikey olarak gelişir. Yaşlılarda ise yatay yırtıklar daha çok görülür.
Şüphelenen ya da kesin teşhis konulmuş olan her iki menisküs yaralanmasında da bağların yapıları incelenmelidir.
İnsan olarak elimizdeki tek materyal olan vücudumuzu iyi tanımalı ve onu olabildiğince korumaya çalışmalıyız.

Tedavi aşamasında :
Menisküs yaralanmasının oluştuğu süphesi halinde öncelikle kişiye diz bağlarına yönelik egzersizler yaptırlmalıdır. Diz ameliyatı için sıra bekleyenlerin uyluk kaslarına her gün belirli sıralar dahilinde egzersizler yaptırmak son derece önemlidir. Bu egzersizler kasların gereksiz yere zayıf kalmasını önleyerek rehabilitasyon dönemini büyük ölçüde kısaltır.
Menisküsün hasar görmüş kısmını çıkarmak veya eski yerine dikmek için cerrahi müdahale gereklidir. Akut kilitlenme vakalarında mümkün olduğunca en kısa sürede cerrahi müdahale yapılmalıdır. Bunun yanında belirli menisküs yaralanmaları atroskopi sırasında başarı ile tedavi edilebilir.
Diz bağlarını oluşturan kasları ve dizi bükmeye yarayan kasları çalıştıracak antrenmanlar yapılmalıdır. Bu antrenmalara ameliyattan sonra en kısa zamanda başlanılmalıdır. Bir iki hafta süre ile koltuk değneği kullanılması ameliyatlı bacağın üzerindeki yükü hafifleteceği için önerilir.
Menisküs ameliyatı olmuş bir kişi diz ekleminin gücü ve mobilitesi tamamen yerine gelinceye kadar her zamanki yapılan antrenmanlara dönmemelidir. Antrenmanlara dönüş süresi, cerrahi müdahaleden sonr 4-8 hafta, atroskopik ameliyattan sonra ise 1-2 hafta kadardır.
Ameliyatlar ise mümkün olduğunca günlük ve devamlı olmalı verilen programın dışına çıkılmamalıdır

Genel olarak baktığımızda dış yanda gelişen menisküsü teşhis etmek için şu bulgulara dikkat etmemiz gerekir.

- Diz ekleminin hareketleri sırasında eklemin dış yan taradında belirli bir bölgede ağrı. Bu ağrı bir çok vakada belirli egzersizler yapıldıktan sonra ortaya çıkar.
- Diz ekleminde kilitlenme oluşumları.
- Diz ekleminin aşırı şekilde içe veya dışa doğru hareketlerinde ve ayrıca diz ekleminin 90 derecelik pozisyonundaki durumunda ayağın ve alt bacağın kaval kemiğine doğru içe döndürülmesinde diz dış yan eklem çizgisinde bölgesel ağrı oluşumu.
- Diz dış yan eklem çizgisi üzerinde belirli bir noktada hassasiyet ve ağrı.
- Diz ekleminin içe doğru aşırı bükülmesi durumunda diz eklemi dış yan çizgisi üzerinde bölgesel ağrı.
- Diz ekleminin farklı açılarda döndürülmesi durumunda oluşan bölgesel ağrılar.
- Diz ekleminin stabilitesini sağlayan kuadriseps kasında zayıflama ve boyca kasılma.

Yukarıda sıraladığımız şikâyetlerin varlığı durumunda fazla geç kalmadan mutlaka bir uzman doktora başvurulmalı ve kendisine verilen öneriler doğrultusunda hareket edilmelidir.
KAYNAKLAR :
Doc.Dr. Tansel ÜNSALDI "Ortopedi ve travmoloji."
Erciyes Üniversitesi Yayınları "Anatomi Ders Kitapları."
Prf. Dr. Tunç Alp KALYON "Spor Sakatlıkları."
M. Stock - M. Winter " Goteburg Universty"
Prf. Dr. Burhan USLU "Sportif yaralanmalar."
L. Peteson - D. Penstrom " Günlük Uygulamada Spor Yaralanmaları."

Bir yarışma veya antrenman öncesinde , o yarışma veya antrenmanın gerektirdiği optimum performansı gerçekleştirebilmek için yapılan fiziksel ve zihinsel etkinlikler dizisinin tümüne ISINMA adı verilir.Kısaca ısınma, vücudun yarışmaya veya çalışmaya bir bütün olarak hazırlanmasıdır.
Isınma kavramı değerlendirilirken , ısınma olayına öncelikle iki boyutta bakılmalıdır. Bu boyutlar genel ısınma ve lokal ısınma kavramlarıdır. Burada genel ısınma bir yarışma ve antrenman öncesi tüm vücudun aktif veya pasif yollarla ısıtılmasıdır. Lokal ısınma ise sportif yaralanma veya sakatlıkların ardından yapılan rehabilitasyon sürecinde veya rehabilitasyonun ardından antrenmanlara hazırlık döneminde bazı kas gruplarının ısıtılmasını içeren aktif veya pasif yöntemlerin kullanıldığı ısınmadır.

Isınmanın yararları nelerdir?
Isınan kas daha fazla gerilebilmekte ve bunun ötesinde daha çabuk kasılabilmektedir. Isınma suretiyle sinir ve kasların reaksiyon süresi kısalmaktadır. Isınma sonucu kasın elastikiyetinin artması daha büyük eklem amplitüdlerine (hareket açısı) olanak sağlar. Eklemlerin hareketi ısınma ile kolaylaşır
Ayrıca, ısınma ile hedefe yöneliklilik(isabet) ve hareketlerin koordinasyonu daha iyi hale getirilebilinir.

Genel anlamı ile ısınma endürans(dayanıklılık), sürat, kuvvet, sıçrama, esneme yeteneği gibi elemanları artırır. Aynı zamanda , ısınmanın sağlık açısından en önemli etkenlerinden biri de ısınma ile kas, ligament ve tendon yaralanmaları gibi sportif sakatlanma risklerinin minimalize edilmesidir. Bu nedenle kas bazında ısınma değerlendirildiğinde genel olarak iki temel etki görülmektedir:
A-Olayın profilaktik (sakatlık önleyici) etkisi.
B-Olayın işgücünün (performansı) artırıcı etkisi.
Spor literatürü tarandığında yeterli sürede ve gerekli şekilde yapılmış ısınmanın performans üzerine etkilerinin hep olumlu olduğu saptanmıştır.

Isınma süresi ne kadar olmalıdır?
Isınma süresi yapılan spor dalına göre değişiklik göstermektedir. Literatüre baktığımızda bu süre için minimum 10 dakika ile 30 dakika arasında değerler görülmektedir. Bu süre için takım sporlarında ve bireysel sporlarda farklılık görülür.

Ayrıca, ısınma süresi belirlenirken, yarışma veya antrenmanın yapılacağı ortam, hava sıcaklığı, yarışma veya antrenman saati de göz önüne alınmalıdır. Kimi literatüre ısınma süresi olarak total antrenman süresinin yüzde 20-30’u arasında bir süre kapsaması gerektiğinden söz edilmektedir

Isınma yöntemleri nelerdir?
Spor literatürüne göz attığımızda iki çeşit ısınma yöntemi ile karşılaşmaktayız. Bunlar; aktif ve pasif ısınma yöntemleridir.

Aktif ısınma yöntemi; bir antrenman veya yarışma öncesinde fiziksel aktivitelerle yapılan ısınmadır. Pasif ısınma yöntemi ise sportif sakatlıkların rehabilitasyonunda ve de rehabilitasyondan yeni çıkmış sporcuların antrenmanlarından önce çeşitli araçlar kullanarak yaptıkları ısınmadır. Bu pasif ısınmada çeşitli elektrikli fizik tedavi aletleri, banyolar, duşlar, girdap banyosu, normal veya çeşitli kremlerle yapılan masaj ve diğer fizik tedavi yöntemleri kullanılmaktadır.

Isınma şekilleri nelerdir?
Isınma şekilleri informel ve formel ısınma olarak ikiye ayrılır. İnformel ısınma jog, düz koşu, kalistenik (kültür-fizik) gibi branşa ait olmayan çalışma şekilleridir.

Formel ısınma ise o spor dalına özgü hareketleri kapsar. Basketbolda turnike atma , voleybolda servis atma, teniste servis atmak veya duvar tenisi oynamak, futbolda paslaşma(ortada sıçan) gibi hareketler formel ısınma şekilleridir.

Isınmaya ne ile başlanmalıdır?
Isınmaya informel ısınma ile başlanıp, formel ısınma ile devam edilmelidir. Bu konuda informel ısınma için iki görüş vardır. Birinci görüşte informel yani branşa özgü olmayan hareketlerle ısınmaya başlanırken ilk yapılması gerekenin stretch egzersizleri olduğudur. İkinci görüş ise stretch öncesi mutlaka jog atılması gerektiği yolundadır.

Taradığımız literatüre bu konuda yapılmış araştırmalarda net bir açıklama yoktur. Burada tercih antrenörün alışkanlığına bağlı olarak değişmektedir. Yukarıda söylendiği gibi informel ısınmanın ardından o branşa özgü olan formel ısınmaya geçilir. Isınmanın son safhası formel hareketlerden oluşmalıdır. Bu branşa özgü yapılan formel hareketlerin organizmaya olan etkileri şöyle özetlenebilir:.

a. Sportif aktivite sırasında öncelikli olarak harekete katılan kasların içindeki kan akışı ve kas ısısının fizyolojik olarak optimum düzeye gelmesi sağlanır

b. Branşta doğrudan kullanılan nöro-müsküler (sinir-kas) mekanizmalar ve el-göz koordinasyonu için hazırlık sağlanır.

 
Sporla ilgili daha fazla bilgi için;
http://www.sporbilim.com